Yükleniyor Etkinlikler
Bu etkinlik geçti.

Türk Müziği Akademik Çevresi Bilim-Sanat Etkinlikleri, Kırıkkale Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Doğu Dilleri ve Edebiyatları Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yakup Şafak’ın “Mevlevî Ayinleri ve Güfte Özellikleri” başlıklı sunumuyla devam ediyor. Etkinliğin dinleti bölümünde ise 173. vefat yıldönümünde (29 Kasım 1846) Hammâmîzâde İsmail Dede Efendi’nin Hüzzam Mevlevî Ayini, Prof. Rûhî Ayangil yönetimindeki TUMAC İcrâ Heyeti tarafından icra edilecek. Halka açık ve ücretsiz olan etkinlik, 30 Kasım 2019 Cumartesi günü saat 16:00’da Türkiye Tarihi Evleri Koruma Derneği TÜRKEV’in katkılarıyla, İstanbul Cankurtaran’da bulunan Dede Efendi Evi’nde gerçekleşecek.

 

SUNUM HAKKINDA

Engin dehâsı, derin fikirleri ve örnek yaşayışı ile asırlardır Müslüman toplulukları derinden etkilemiş olan Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin 17.12.1273’te vefatından sonra onun sâdık halifesi ve Mesnevî’nin kâtibi olan Hüsâmeddin Çelebi, 10 yıl kadar postnişinlik hizmetinden sonra 683 (1284) yılında vefat etmiştir. Görevi, Hz. Mevlâna’nın büyük oğlu Sultan Veled devralmış; uzun yıllar Mevlevîlik usûl ve adabını tanzim ederek ömrü boyunca babasının fikirlerini ve tasavvufî anlayışını yaymaya gayret etmiştir. Çeşitli vilâyetlerde Mevlevîhane açmış, matbah ve çile usûlünü getirmiş, Mevlâna Türbesi’nin yanındaki semâhaneyi yaptırmış ve semâ âdâbını düzenlemiştir.

Mevlevîlik tarikatinde dönerek yapılan toplu zikre semâ, âyîn-i şerîf veya mukâbele-i şerîfe denir. Semâ esnasında okunmak için bestelenmiş eserlere ve bu forma da âyin veya âyîn-i şerîf adı verilir. Hz. Mevlânâ zamanında belli bir nizâma bağlı kalmaksızın dînî ve tasavvûfî bir coşkunluk vesîlesiyle icrâ edilen semâ, Sultan Veled’den sonra, Ulu Ârif Çelebi zamanından başlayarak Pîr Âdil Çelebi zamanına kadar tam bir disiplin içine alınmış, sıkı bir nizâma bağlanmıştır. Böylece XV.yüzyılda son şeklini alan semâ âyinine daha sonra XVII. yüzyılda nâ’t-ı şerîf eklenmiştir.

Mevlevî âyinleri, asırlar içerisinde ilhamını Mevlâna Celâleddîn-i Rûmî’nin hayatından ve düşüncelerinden alan sanatkârlarca bestelenmiş, mûsikîmizin en görkemli, en sanatlı eserleri arasındadır. Bu ince ruhlu insanlar kendilerini, Mevlâna yolunda yok bilmişler; ruhlarındaki kelimelere sığmaz heyecanları, çoşkuları, ümitleri, sevinçleri, insanoğlunun ezelden beri meclûb olduğu seslere, nağmelere dökmüşlerdir. Bu konuşmada âyîn-i şerîflerde kullanılan güfteler üzerinde durulacaktır. Güfte sahiplerinin kimler olduğu, seçilen şiirlerin muhtevası ve özellikleri, kaynakları, vezinleri, bestekârların tercihleri gibi hususlar aydınlatılmaya çalışılacaktır.

 

Doç. Dr. Yakup Şafak

1959 yılında Samsun’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini bu şehirde, yüksek öğrenimini Ankara Üniversitesi’nde gördü. 1983 yılında Atatürk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Fars Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı’na araştırma görevlisi olarak tayin edildi. Yüksek lisans öğrenimini Ankara Üniversitesi’nde, doktora öğrenimini Atatürk Üniversitesi’nde yaptı. 1992 yılında öğretim üyesi olarak Selçuk Üniversitesi’ne geçti. 2015 yılından itibaren Kırıkkale Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Doğu Dilleri ve Edebiyatları Bölümü’nde çalışmaktadır. Fars ve Türk edebiyatları, Mevlâna ve Mevlevilik üzerine araştırmaları bulunmakta, bu konularda Üniversite dışında da bazı kültürel etkinliklere katılmaktadır. Evli olup 4 yetişkin çocuğu vardır.

 

TUMAC İcrâ Heyeti

Rûhî Ayangil (Kanun / Gûyende)

Fatma Âdile Başer (Kudûm)

Bâkî Enis Balakbabalar (Bendîr)

Eşref Berk Türkoğlu (Ney)

Hazar Ertürk (Ney)

Emrah Kocaman (Tanbûr)

Murat Şahin (Naathân / Âyinhân)

Samet Baştuğ (Gûyende)

 

Afiş Tasarımı: Orçun Güneşer

 

Facebook etkinlik sayfası için tıklayınız.

Yorum Bırak