Anasayfa2018-05-03T19:40:49+00:00

Türk Müziği Akademik Çevresi (TUMAC), Türk Müziği’nin bilimsel olarak araştırılması, incelenmesi, derlenmesi ve sunulması amacı ile başta müzik bilimi olmak üzere farklı disiplinlerden akademisyen ve araştırmacıların oluşturduğu, bilimsel araştırma, eğitim, uygulama ve yayın faaliyetleri ile seçkinleşen, gönüllülük esasına dayalı, bağımsız, müşterek ve akademik bir girişimdir.

Makaleler

Musikiye Dair

Her Dem Taze

İzlenimler

Öne Çıkan İçerikler

Dönüştürücü Bir Performans Pratiği Olarak “Batak Tekniği” ve Saz Eserlerinde Besteli Taksim Örnekleri ile İcra/Yorum Tarzları

“Karabatak” ve “batak”  terimleri ilk olarak, örneği, XVIII yüzyılda Tanbûrî/ kemânî Hızır Ağa (? - 1760?) tarafından verilen “Segâh Karabatak” ve “Hicaz Karabatak” peşrevleri ile ortaya çıkar. Bu terim, gerek besteleme, gerekse icra tazında dönüştürücü/ değiştirici yeni bir yaklaşımı vurgular. Hızır Ağa’nın yaşadığı dönem, Osmanlı – Türk  devlet ve toplum yapısında “Batılılaşma/ Avrupalılaşma” hareketlerinin uç verdiği, “öncül” bir dönemdir.

Yazar: |Akademik, Makaleler|

Türk Makam Müziği Eserleri için Popülerlik ile Ezgisel Özgünlük / Öngörülebilirlik İlintisi

Bu çalışmada, Batı müziği eserleri için birçok kez yapılmış bir inceleme, geleneksel Türk makam müziği eserlerinden bir seçki üzerinde gerçekleştirilmiştir. Bu amaçla sözlü eserler arasından seçilen bir veri kümesi üç farklı uzmana popülerlikleri bağlamında puanlatılmış, bu eserler daha sonra hesaplamalı müzikoloji modelleriyle ezgisel özgünlük ve öngörülebilirlik perspektiflerinden incelenerek, popülerlik ile özgünlük ve popülerlik ile öngörülebilirlik arasında nasıl bir ilinti olduğu ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır.

Yazar: |Akademik, Makaleler|

1775-1925 Arasında Yenikapı Mevlevîhânesi Neyzenbaşıları

Mevlevîhânelerde, âyinlerin en iyi bir şekilde icrâ edilebilmesi için semâzenbaşı, naathan, kudümzenbaşı, neyzenbaşı gibi bazı kurumsal nitelikli görevlerle karşılaşılmaktadır. Yapılan işin niteliğine göre bu görevlerin, belli bir yetkinliğe ulaşmış dervişlere verildiği gözlenmektedir. Bu araştırmada Yenikapı Mevlevîhânesi’nde görev yapmış 14 Neyzenbaşı ve mukabelelere neyzen olarak katılmış 7 neyzen tespit edilmiştir. Bu neyzenlerin hangi Mevlevî şeyhinin meşihat yıllarında atandıkları ve görev târihleri de ayrıca belirlenmeye çalışılmıştır.

Yazar: |Akademik, Makaleler|

Dârülelhân’ın İstikbali – Mahmut Ragıp Gazimihal

Mahmut Ragıp Gazimihal’in 1924 yılında, henüz Berlin’deki Stern Konservatuvarı’nda öğrenci iken Akşam gazetesine gönderdiği yazıların arasında bulunan bu makale, 1923 yılında İstanbul Şehremâneti’ne bağlanarak yeniden yapılandırılan Dârülelhân’ın öğrenci kabul esasları hakkında bazı önerileri içermektedir. O tarihte üç yıldır Avrupa’da müzik eğitimi için bulunmakta olan Gazimihal, kendi gözlemleri ve Avrupa’daki diğer konservatuvarlardaki uygulamalardan yola çıkarak, Dârülelhân’a öğrenci kabulunde nasıl bir yol izlenmesi gerektiğini anlatmaktadır.

Yazar: |Güncel, Her dem taze|

Bir Türk Müziği Araştırmacısının Leiden Üniversitesi Kütüphanesi’ndeki İzlenimleri

Leiden Üniversitesi Kütüphanesi, aslında uzun zamandır doğu yazmaları açısından öneminin farkında olduğum, ancak hakkında yeterince bilgi sahibi olmadığım bir kütüphane idi. Burada bulunan bazı Türk Müziği yazmalarının künyesini not almış ve ilerde fırsat olursa bunlar üzerinde çalışmak istemiştim. Ancak buraya gelmeye kesin bir şekilde karar vermem, Leiden Üniversitesi’nin Institute for Area Studies: Asia & Middle East bölümündeki bir projeden haberdar olmamla başladı: “Turks, texts and territory: Imperial ideology and cultural production in Central Eurasia” (Türkler, metinler ve bölgeler: Orta Asya’da emperyal ideoloji ve kültürel üretim).

Yazar: |Güncel, İzlenimler|

Ahir Zamanların Eğitim İhtiyaç, Değer ve Eğilimlerine “Gelenek” Karşılık Verebilir mi?

İnsan algılayışı, bilişsel kapasite ve becerisi insanlık tarihi boyunca dönüştü, değişti; dönüşüyor, değişiyor. İnsan tahayyül ediyor, tahayyül ettiklerini tasarlıyor bir yandan; diğer yandan tasarladığı düzen, araç, alet ve dünyalar insanı yeniden ve yeniden tasarlıyor. Bu süreç bin yıllardır böyle devam ediyor. İnsan, tasarladıkça dönüşüyor. Ancak, bu dönüşüm içerisinde, “21. yüzyılın değişen eğitim ihtiyaç, değer ve eğilimleri bağlamında Türk makam müziği eğitiminin bugünü” konulu bir tartışmayı başlatmadan çok önce, tartışıp aşmamız gereken, ama bir o kadar da kemikleşmiş pek çok başka meselemiz var.

Yazar: |Güncel, Musikiye Dair|

 

Yazı Arşivi

Sitemizin içerik güncellemelerinden haberdar olmak için mail listemize kayıt olabilirsiniz: